2018’in Rengi Badem Kurusu

yorumsuz
1.125
2018’in Rengi Badem Kurusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağustos ayında Malatya’da katıldığı bir törende tutukluların/hükümlülerin kıyafetinin değişeceğini açıklamıştı. Erdoğan, “15 Temmuz ihanetine ortak olanlar şimdi mahkemelerde hesap veriyor. Yalan üstüne yalan. Hakim diyor ki ‘Kim bu?’, ‘Ben değilim’ diyor. Pantolonun aynı, gömleğin aynı… Ama şimdi bunlara tek tip elbiseyi getiriyoruz. Fakat bu tek tip elbise renk olarak badem var ya badem, badem içinin koyusu bir renk olacak. İki tip olacak. Bir tulum olacak, bir de ceket pantolon olacak. Bunların bir kısmı diyelim ki darbeciler tulum giyecek, diğerleri de yani teröristler ceket pantolon giyecek. Artık bundan sonra istedikleri gibi giyinip gelme yok. Bunlar bu şekilde tüm dünyaya tanıtılacak.” demişti.

Bu açıklamanın ardından tutuklu yakını olan, olmayan birçok kişi, “serbest kıyafet hakkı”nın iptal edilmesine tepki gösterdi, sosyal medyada bu karar eleştirildi. Hak ve Adalet Platformu ise konuyu, “15 Temmuz 2016 Sonrası “OHAL” de Yaşanan Toplumsal Sorunlar Ve Hak İhlallerinin Sosyal Boyutları” konulu araştırmasına taşıdı. Birkaç gün önce basına sunulan rapordaki sonuçlar, Türkiye’nin tek tip kıyafeti insan haklarına aykırı bulduğunu gösteriyor. Bu araştırma, KHK’lar nedeniyle mağdur olanlar, KHK mağdurlarının yakınları ve KHK’larla hiç bağlantısı olmayan kişilerle yapılmıştı, dolayısıyla toplumun genel görüşü olduğunu söylemek mümkün. Grafikte de görüldüğü gibi tek tip kıyafete karşı olanların oranı birbirine çok yakın.

Diğer yandan 24 Aralık 2017’de çıkarılan 696 Sayılı KHK ile tek tip kıyafetin nasıl uygulanacağı netleşti. Kararnamede 5275 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklendi:

  • “EK MADDE 1- (1) 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanlar, duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları durumunda, ceza infaz kurumu idaresince verilen giysileri giymek zorundadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309 ila 312 nci maddelerinde düzenlenen suçlardan tutuklu ve hükümlü olanlar badem kurusu; bu maddede belirtilen diğer suçlardan tutuklu ve hükümlü olanlar ise gri renginde göğüs ve pantolon bölümü bitişik (tulum) giysiler giyer.

  • Ancak kadın tutuklu ve hükümlülerin giysileri bitişik şekilde (tulum) olmayabilir. Bu madde hükümleri çocuklar ile hamile kadınlar hakkında uygulanmaz.

Kadın tutuklu ve hükümlülerin giysileri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar yönetmelikle belirlenir.

(2) Bu maddede öngörülen yönetmelik bir ay içinde yürürlüğe konulur. Bu madde hükümleri söz konusu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır.”

Tutuklu/Hükümlü Gri – Badem Kurusu Kıyafeti Giymezse

696 Sayılı KHK’nın 101. Maddesi ile, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 43. maddesine “g) Ceza infaz kurumu idaresince verilen kıyafetleri giymemek veya verilen kıyafetlere kasten zarar vermek.” bendi eklendi. 43. maddede “ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma ceza­sı” gerektiren eylemler sıralanıyor. Yani istenen kıyafeti giymeyenler görüşe çıkarılmayacak. Bu ceza bir aydan üç aya kadar değişebiliyor.

Aklıma gelen başka bir ceza var ki “dilerim bu kadarını yapmazlar…” demekten kendimi alamıyorum…Bu ceza hücreye koyma (44. Madde). Hücreye koyma cezası, hü­kümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutul­ması ve her türlü temastan yoksun bırakılması. Bir günden on güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren ey­lemlerin arasında: “d) Hükümlü ve tutukluları idareye karşı kış­kırtmak veya isyana kal­kışmak.“ maddesi var. Son  1.5 yılda Türkiye’de yaşananlar, buluttan nem kapanların hemen her şeyi isyan olarak nitelendirdiğini söylüyor. Umarım geçen yıl 38 cezaevi açan devlet, tek tip kıyafeti reddedenler için hücre inşa etmeye girişmez.

Türkiye, bağımsız adalet istiyor, dolup taşan cezaevleri ve hücreler değil...Türkiye, OHAL’siz bir ülkede, güven ve huzur içinde yaşamak istiyor, uzatılan OHAL ilanlarıyla baskı görmek değil. Türkiye, nefret ve intikam naraları atılmasından çok yoruldu, artık sevgi, saygı, birlik, beraberlik istiyor, duyun Türkiye’nin sesini…

 Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 30 Aralık 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın