5 Gerekçelik Umut

yorumsuz
52.143
5 Gerekçelik Umut

Bugün size, 701 Sayılı KHK sonra gerçekleşen bir durumda bahsetmek istiyorum…

İhraç gerçekleşen son KHK, 701 Sayılı KHK olmuştu, bu KHK ile yaklaşık 19 bin kişi kamu görevinden çıkarıldı. Bildiğiniz üzere, açığa alınanlara ve ihraç edilenlere gerekçe bildirilmiyor, yani 2 yıl geçmesine rağmen hiç kimse, hakkında neye istinaden işlem yapıldığını bilmiyor. 701 Sayılı KHK yayımlanırken bir hata yapıldı ve ihraç edilen 5 kişinin gerekçesini görmüş olduk (Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü listesinde), ilk defa gerekçe öğrendik resmi olarak…Okul, sosyal medya, kurum kanaati vs. gerekçeler. Şimdi dikkatinizi çekmek istediğim gerekçe, sosyal medya.

Türkiye’yi, medyayı, ön yargısız şekilde takip edenler, 2 yıldır hangi süreçlerden geçtiğimizi biliyordur, KHKlıların sosyal medyada yer alması, KHK kaynaklı sorunlarla TT olması, düşüncelerini / yaşadıklarını ifade etmesi vs. çok uzun zaman aldı. Bu, sadece vatandaşın tepkisi nedeniyle olmadı, kısmen KHKlıların, “Yazdıklarımdan dolayı başıma bir şey gelirse ! “ korkusundan, kısmen de “Etkili olacaksa yapılsın ama ben yer almayayım, işlem yaparlarsa ben yanmamış olurum ! “ bencilliğindendi. Zamanla korkusunu yenenlerin de artmasıyla, çok fazla olmasa da sesimizi duyurabildik. 701 Sayılı KHK’da “sosyal medya” gerekçesinin görülmesi, sanırım korkuların yeniden artmasına sebep oldu; hesabını pasif kullanmaya başlayanlar, KHKlı takipçilerini/üyelerini takipten çıkaranlar, KHK paylaşımlarına veda edip çiçek böcek paylaşmaya başlayanlar, hesabını temizleyenler, tweet lerini silenler vs. var. 13 aydır KHKlı Platformu’nda, dilim döndüğünce yazı yazıyorum, başından beri KHKlıların  adaletin peşini bırakmaması gerektiğini savundum ama hiçbir zaman bunu, tabirimi mazur görün, “Cesur Yürek edasıyla hareket edersek istediğimizi alırız, sosyal medyanın riski yok” vs. demedim, demem de, görünen köy kılavuz istemez…Risk hep vardı, şimdi de var,  701 Sayılı KHK ile resmen görmüş olduk sadece. Benim görüşüme göre KHK’larla ilgili paylaşım yapmaktan ziyade, paylaşımlarda ne yazıldığı, üslup önemli…

Siz sosyal medyada KHK’larla ilgili paylaşım yaptığınızda hangi risklere sahipseniz, ben de aynı risklere sahibim, benim de sorumluluklarım, benim de bir hayatım var ve hepinizinki kadar değerli. KHK’larla doğrudan ilgili, ilgisiz herkese sorum var:

  • Sıradan bir vatandaşsınız (KHKlar hakkında bilgisi olan herhangi biri), bir KHK’lının ölümü hakkında, sadece insani nedenlerle görüşünüzü yazma gereği duyuyorsunuz ama korkunuzdan vazgeçiyorsunuz diyelim. Resmi bir açıklama hatırlıyorum, sosyal medya paylaşımı nedeniyle, o zaman için 10 bin kişi hakkında işlem yapıldığı söylenmişti. KHKlı değiller, sıradan kullanıcılar, zaten işlem yapılma ihtimali varsa neden görüşünüzü yazmayasınız, ölenin, hastanın, adalet arayanın sesi olmayasınız, bu çok mu zor…Ateş şimdilik size sıçramamış olabilir ama komşunuzun evi yandığında sıcaklığı mutlaka size de vuracaktır.
  • Kamuda halen çalışıyorsunuz veya açıkta bekliyorsunuz, KHKlılar, sosyal medyanın ihraç sebebi olduğunu söylediğinde inanmamıştınız ama 701’de sosyal madde gerekçesini görünce emin oldunuz, o yüzden uzaklaştınız diyelim. Size bir örnek vereyim; malum soğan, patates, domates fiyatları yaz olmasına rağmen çok yüksek, en azından benim ekonomik durumuma göre. Gayet basit ifadelerle, sadece geçim güçlüğünü ifade ettiğim için, fiyatların yüksek olmasından yakındığım için bir vatandaş beni suçlamış, dış güçlerin ekmeğine yağ sürdüğümü vs. söylemişti ! Düşüncemi ifade etmekte son derece haklı olduğumu düşünüyorum, hepimiz geçinmek zorundayız, benim derdim doymaktı sadece, daha doğrusu doyamamak, nereye bağlandı…Benimkilerde pek olmadı ama Emniyet’in, şikayet için etiketlendiği çok paylaşım görüyorum ve sebebine anlam veremiyorum bazılarının…Sosyal medya değerlendirmesi denince benim aklıma öznel kararlar geliyor, ihraçlardaki kurum kanaatleri gibi, yazılanları, kimin, neye göre değerlendirdiği çok önemli…Adalet hepimize gerekiyor, haksızlıkları dile getirmek varken kaçmak neden ? Herkes susarsa, herkes aç kalır bir gün, zenginler hariç, onlar her şartta doyuyor…

  • KHKlısınız ve  gerekçeyi görmek sizi korkuttu diyelim. KHK’lar hakkında sosyal medyada paylaşım yaparsanız, tekrar vatan haini mi ilan edilirsiniz ! Suçunuz ispatlanmadığı halde, tüm dünyanın göreceği şekilde adınız tekrar internete mi verilir ! Mahallenizdekiler, hatta akrabalarınız sizi tekrar mı dışlar ! KHKlı olmadan önceki işinizi tekrar mı kaybedersiniz ! Komşularınız, ihraç olmadan önce çok yakın olduğunuz halde, ihraç olunca sizinle bağını koparan iş arkadaşlarınız sizden tekrar mı uzaklaşır ! Eşiniz, anneniz, babanız, çocuğunuz veya kardeşiniz belki de tutuklu, tekrar mı tutuklarlar ! Banka hesabınız bloke edilmiş durumda, mal varlıklarınıza el kondu, tekrar mı el koyarlar ! İhraç olmuş kamu çalışanı olduğunuz için yüksek lisans, doktora kaydınız silindi, tekrar mı silerler ! 2 yıldır iş bulamıyorsunuz, tekrar mı iş bulamazsınız ! KPSS’de kopya çekmediğiniz, hatta siz atandığınızda KPSS sınavı bile yokken, vatandaş size tekrar mı “oh olsun, kopya çekmeselerdi…” der ! Tüm bilginiz, beceriniz, yasal haklarınız, bir KHK ile tekrar mı hükümsüz olur ! Bunlar ve daha fazlası zaten oldu…

 

****  Yoksa tutuklanmak mı korkutan, “En azından şimdi dışarıdayız, ailemizin yanındayız…” Bu konuda hem haklı görüyorum, hem de yanlış buluyorum bakış açınızı; 80 binden fazla tutuklama oldu, önemli bir bölümü hâlâ tutuklanma sebebini bilmiyor, yaz sıcaklarında yeterince su verilmediğini bile duyuyoruz…Tutuklanmak, defalarca cezaevinde kalan insanlar için bile zordur ki emniyetle ilişkisi, sadece resmi işlem yapmak için uğramaktan ibaret olan çoğumuz için tedirgin edici elbette. Ancak şunu unutmamalıyız; önce kendimiz, sonra hakkını arayan tutuklular için konuşmamız gerekiyor bizim; doğumunu cezaevinde yapmak zorunda kalan anne için, oyuncağı olmadan büyüyen çocuklar için, koğuşların darlığı sebebiyle 3 yaşına geldiği halde iyi yürüyemeyen çocuklar için, dışarıda yatağa bağımlı annesini, babasını, engelli çocuğunu bırakıp 1,5-2 yıldır iddianame bekleyenler için, cezaevinden tabutla çıkanlar için, binbir güçlükle okuttuğu çocuğu ihraç edildi diye selam verilmeyen anne-baba için, sınıfında dışlanan KHKlı çocukları için, KHKlı yakını olması gerekçe gösterilerek burs sınavına başvuramayan öğrenciler için vs…Tahliye olan bir KHKlı yazmıştı, cezaevinde birlikte kaldığı KHKlılar, kendilerinden çok, haksızlığa uğrayan birinin daha cezaevine girmemesi için dua ediyormuş, onların sesi olamaz mıyız…Haklarımızı almak, kendimize ve bize emek verenlere borcumuz değil mi…

“Bağımsız adalet”li günler.

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 18 Temmuz 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın