701’e Karışan İhraç Gerekçeleri !

yorumsuz
10.734
701’e Karışan İhraç Gerekçeleri !

Başbakan Binali Yıldırım, 3 gün önce, ihraçların yer aldığı bir KHK çıkarılacağını açıklamıştı. “İhraç” sözünü duyan vatandaşlar (özellikle halen çalışmakta olan kamu çalışanları), Resmi Gazete sitesinin çökmesine sebep olmuştu. Beklenen KHK bu sabah yayımlandı (701 Sayılı KHK), 18 bin 632 kamu görevlisi ihraç edildi, 148 kişi ise iade edildi. Uzun zamandır bu kadar çok ihracın olduğu KHK görmemiştik ama şaşırmadık, 2 yıllık KHK geçmişi var ülkemizin…Bugün ihraç olanlara “geçmiş olsun” demek istiyorum…

“İhraç” ortak yan olsa da, ilk KHK’larla ihraç olanların yaşadıklarıyla, 701 Sayılı KHK ile ihraç olanların yaşayacakları arasında önemli farklılıklar olacaktır. Yanlış anlaşılmasın; “şu ihraç kolaydır, şu ihraç zordur” gibi hükümler vermek değil niyetim, amacım karşılaştırma yapmak ve mevcut durumu göstermek…Kuşkusuz ihraç edilmek, suçsuz her insana acı verir, o ruh hâlini ifade etmeye kelimelerim yetmez, yaşamayan da anlamaz…Şunu kabul etmek gerekiyor; Temmuz 2016’dan Temmuz 2018’e kadar çok şey değişti, bunu en iyi ilk KHKlarla ihraç edilenler hisseder. 701 Sayılı KHK çıktıktan hemen sonra sosyal medyada yazılanlara göz attım, önceki KHK’larla ihraç olanların, yeni ihraç olanlar hakkında yazdıkları fazlasıyla sert, dobra, acımasızca, duygu ve empati yoksunu, alaycı, nefret dolu vs. görülmüş olabilir. Az önce de bahsettiğim gibi, her ihraç zordur ama ilk KHK’lıların çektiği bambaşka ilave yükler vardı, görüşleri değerlendirirken bunları da dikkate almak daha insaflıca olacaktır. Mesela;

*** Temmuz 2016’da suçlanan kadınlar, ihraç olan kişilerin kızları, kız kardeşleri ve anneleri için: “Onlar savaş ganimetimizdir, helaldir, hakkımızdır” diyenler vardı. Hatta 15 Temmuz akşamı, bazı askeri lojmanlara saldıran sivillerin olduğu, subayların, astsubayların kapılarını kırmaya çalıştıkları, kadınları-kız çocuklarını istedikleri, engellemeye çalışan aracılar olduğu basına yansımıştı.

*** Herhangi bir binada, mahallede, ihraç olmuş birinin oturduğu öğrenildiğinde, darp edildiği olurdu. Maddi zorluk yaşamasa da, bu tür baskılar nedeniyle evini boşaltmak zorunda kalan çok oldu (OHAL Raporuna göre, KHK’lıların yüzde 50’si evini değiştirmiş durumda.).

*** Manavlarda, marketlerde vs.: “Vatan hainleri giremez”, ”Hainlere yumurta yok” gibi yazılar asılmıştı. Şimdi de toplumun çoğu KHK’larla ihraç olanların suçsuz olabileceğine ihtimal vermiyor (bu sabah ihraç olanların bazıları da, KHK’da adını görene kadar aynı düşüncedeymiştir…), ihraçların neye göre gerçekleştiğini umursamıyor ama o günlerde, şimdi yazdıklarımı okuyan birçok kişinin; “amma uydurmuş”, ”hainleri koruyor”,” acındırmaya çalışıyor hain” dediği çok olay yaşandı.

*** KHK’dan bir gün öncesine kadar (kıt kanaat geçinmeye yeten memur maaşınız olsa da) saygı duyulduğunuz toplumda, “hiç”ten aşağı çekilmenin ne demek olduğunu anlamanız mümkün değil. Bu durum tam anlamıyla düzelmedi ama ilk aylara nazaran çok yumuşama olduğu söylenebilir, siz fark etmeyebilirsiniz…Kimse KHK, OHAL ve KHKlılar hakkında konuşamazdı. Twitter’da her şeyin rahatça yazılabildiği düşünülür ama bizim KHK’lara yönelik etkinlik düzenlememiz aylar aldı, defalarca spam le listeden çıkarıldık, Beğen-RT yerine sadece küfürlü cevaplar olurdu. Artık hafta içi belli günlerde etkinlik düzenliyoruz, TT oluyoruz, hakaret edenler var ama azaldı. İhraçtan önce hiç küfür duymazken, KHK’dan sonra Twitter küfürbazlarının- trollerinin arasında, edeple sesini duyurmaya çalışmanın, hakkını istemenin zorluğunu herkes anlayamaz.

*** İlk KHK’larla ihraç olanların çoğunun banka hesapları, kredi kartları hemen bloke edildi, mal varlıklarına el kondu, önlem alacak zamanları olmadı. Vatandaş güvenmediği için iş vermiyordu, iş vermek isteyen nadir yerlerden; “ihraç olanlara iş verilmemesi talimatı aldık” cevabı duyulurdu. Aileler, akrabalar, komşular, arkadaşlar vs., ihraç öncesi toz konduramadıkları kişileri ya ihbar etti ya da uzaklaştı, borç vermemek için sırtını dönenleri de unutmayalım. Kısacası, KHKlıların maddi olarak çaresiz kalması için tüm şartlar mevcuttu. İş bulmak yine çok zor, dışlanma yine var ama 2 yıl içinde kırılma da oldu. İhraç edilen kişi sayısı arttıkça, “Suçsuz olsa ihraç edilmezdi.”, ”Devlet, yanlış yapmaz”, ”Suçsuz olsa iade edilirdi” vb. diyenlerden, “ Bu işte bir yanlışlık var”, ”Devlet bize yanlış yaptı”, “Her suçsuz iade edilmiyor, öyle olsa bizim kız/oğlan iade edilirdi”, “Adalete güvenim kalmadı” diyenlere dönüşüm de arttı.

*** İlk KHKlılar, değil uluslar arası kuruluşlara, komşularına dahi ihraç öncesi soruşturma geçirmediklerini dinletemezdi, şimdi “KHK ihraçları” daha fazla biliniyor. Bilinmesini basit görmeyin, kendilerini dinletmek için çok uğraştı KHKlılar, onlarca intihar oldu, cezaevinde ölenler oldu…

*** Açığa alma ve ihraca itiraz edilebilecek makam yoktu. Ne kamu kurumlarındaki görevliler ne yapacaklarını biliyordu, ne de en tepedeki siyasiler…KHKlıların nerelere başvuracağının netleşmesi dahi aylar aldı. Davalar iptal edildi. 685 Sayılı KHK’da OHAL Komisyonu’nun kurulmasına karar verildi ama Komisyon belirtilen tarihte kurulmadı.

Kısacası, KHK’lar ve KHKlıların izleyecekleri yol konusunda, 2 yıl öncesine göre daha net bir durum söz konusu, toplumda ön yargı ve nefret devam etse de kırılmalar var. Adalet yolunda yürümek hiç kolay değil ama 2 yıl önceki gibi de değil.

Yazıma son vermeden önce 701 Sayılı KHK’da yer alan bir ayrıntıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Bilindiği gibi KHK’larda çalışanların, adı-soyadı, T.C. Kimlik Numarası, Sicil Numarası, ünvanı, doğum tarihi, baba adı, çalıştığı il- ilçe ve kurum yazıyordu genellikle. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, ihraç edilen kişilerin “ihraç gerekçesi”ni de eklemiş (sanırım Resmi Gazeteye vermeden önce silmeyi unuttular…). KHKlılar, tam 2 yıldır KHKlardaki hukuk dışılıkları anlatmak için çalınmadık kapı bırakmadı, umursanmasalar da devam etmek zorundaydılar, çoğu kişi/kurum içeri almadı, bazen başvuruları hakaret ve aşağılama ile sonuçlandı. Şimdi gördüğümüz bu gerekçeler, Türkiye’ye 2 yıldır anlatamadığımız şeyi anlattı. İhraçlar, basına duyurulanın aksine, eşit kriterlere veya hukuki dayanağa göre yapılmıyor, hukukumuzda, “kurum kanaati”, ”okul”, ”sosyal medya” vb.  şeklinde gerekçeler de yok.

“KHKlı” olarak 2. yılı bitirmek üzereyiz, uzun zamandır hakkını aramak için çabalayan KHKlılar yorgun, yıpranmış, kısmen de umutsuz…Bugün ihraç olan KHKlılar, “Bunu yaşayan BEN miyim, ben vatan haini ilan edilmiş olamam, nefes alamıyorum…” vs. diyordur şimdi. İster KHK fırınında kavrulmuş 2 yıllık bir KHKlı olalım, isterse ihracının üzerinden 1 gün geçmemiş bir KHKlı olalım, yapılması gereken şey aynı; adalet aramak. Kaybedecek zamanımız yok. Her saniye, emeğimizden, itibarımızdan, işimizden, hayallerimizden, geleceğimizden gidiyor. Şimdi direnme zamanı, gayret zamanı, soğukkanlı olma zamanı…

“Bağımsız adalet”li günler.

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 9 Temmuz 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın