Abartma Sanatının Zirvesi

yorumsuz
3.994
Abartma Sanatının Zirvesi

Birkaç gün önce OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu yeni bir duyuru yayınladı. Buna göre;

05/10/2018 tarihi itibariyle Komisyona yapılan başvuru sayısı 125.000

Verilen karar sayısı 36.000

İncelemesi devam eden başvuru sayısı 89.000

36.000 kararın 2.300’ü kabulken 33.700’ü ret.

Komisyon, çalışmalarını neredeyse 1 yıldır sürdürüyor ve karara bağlanan dosya sayısı sadece 36 bin. Başvuru sayısının sabit kaldığını varsaysak bile, başvuruda bulunan KHKlılar, (geçtiğimiz 2 yılı da göz önünde bulundurursak) daha mahkeme aşamasına geçmeden 4-5 yıl kaybedecek

Hukuki, ekonomik ve sosyal haklardan mahrum kalarak,

bilgi ve deneyimlerden yararlanılamadan,

maddi birikimlerine el konmuş durumda,

iş bulamadan,

pasaportunu kullanamadan,

resmi kurumlarda işlem yapamadan,

toplumdan dışlanarak geçen 4-5 yıl…

İnsanlık ve hukuk adına acı ama durum böyle…

36.000 başvurunun 2.300’ünün ‘kabul’ le sonuçlandığını öğrenen büyük bir kesim, 3.000 başvurunun 2.300’ü ‘kabul’le sonuçlanmış gibi: “Çok sayıda iade var.” dedi, adil bir ülkede yaşadığımıza vurgu yaptılar…Vatandaş: “Bu ülkede adalet var”, “Yanlış hesap Bağdat’tan döner” demeye başladı.

Şimdi benim sorum şu; neye göre ‘çok’, kime göre ‘çok’ !

*** Yargıya güven olmadığını kabul eden, yargıyı düzeltmek elinde olan siyasilere göre mi

*** On binlerce kamu çalışanı, kendilerini savunamadan, yasal haklarını kullanamadan vatan haini ilan edilirken sessiz kalan hukukçulara göre mi

*** Yetkilerini, birlikte çalıştığı insanları, somut delil olmadan, vatana ihanetle damgalamak için kullanan, “şüpheleniyorum”, “sanırım” gibi öznel yargılarla suçlamada bulunan idarecilere göre mi

*** ‘Olan’ı değil ‘ölen’i yazmayı seven, tarafsız gazeteciliği unutmuş medyaya göre mi

*** KHK’lardan önce çocuğu/komşusu/iş arkadaşı/dostu/akrabası için: “Karıncayı bile incitmez”, “Kendimden çok O’na güvenirim” vs. derken, KHK’lardan sonra: “Suçu varmış ki attılar ! “, “Devlet yanlış yapmaz”, “Hain olmasa kendi halkına zarar vermeye çalışmazdı !”, “Asmadılar ya ! “ vs diyen, birbirine güvenin sembolü (!) vatandaşa göre mi

***Her fırsatta dünyaya hukuk ve insan hakları dersi verirken, 26 aydır Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini görmezden gelen Avrupa’ya göre mi

*** ……

KHKlılar için, adaleti mahkemede arayabilmenin tek yolu; Komisyon’dan ‘RET’ kararı çıkması…Aylar geçip gidiyor ve KHK’larla hayatı kararanlar, beklemekten başka bir şey yapamıyor…Komisyon’nun çok yavaş çalıştığı ve karar alma kriterlerinin bilinmediği düşünüldüğünde, Komisyon, başvuranlara gerçek anlamda adalet sağlayacak gibi görünmüyor. Ret kararı verilen 33.700  kişi neye göre suçlu, iade edilen 2.300 kişi neye göre masum, her şey belirsiz (“İade edilenler, suçludur” demek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın)…İade edilen kişilerin Komisyon kararına, “…bilgi ve belge edinilemediğinden…” vb. yazılması;

delil yoktuysa neden suçlama yapıldı,

önce ceza verme, sonra delil/gerekçe arama, hangi adalet sisteminde var,

insanlara, neden somut delillere göre değil de sözlere göre suçlama yapıldı, ihraç cezası verildi,

vatandaşını, yargılamadan suçlu ilan eden ülke, hukuk sistemine/devlete güvenilmesini nasıl bekler

sorularını akla getirdiBirçoğu eğitimli olmak üzere, yüz binlerce insanın adı karalandı ve bunu temizleyecek hiçbir yöntem yok…İhraç edilenler de, cezaevinde annesiyle kalan 700’den fazla çocuk da, işsizlik nedeniyle botla yurt dışına çıkmaya çalışırken boğulan KHKlı da, gaziyken hain ilan edilen polis de bu vatanın evladı, mağduriyetlerin daha fazla uzamaması ve KHKlılara mahkeme yolunun açılması için Komisyon’da yer alan çalışan sayısı arttırılmalı, kararlar daha çabuk çıkarılmalı. Unutmamalıyız ki; bir ülkede adaletsizlik yaşanıyorsa, adaletsizlikten herkes sorumludur…

“Bağımsız adalet”li günler…

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 11 Ekim 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın