Davalarda Savunma Aynı Mı ?

yorumsuz
1.270
Davalarda Savunma Aynı Mı ?

Türkiye’de bir alışkanlıktır, suçu işleyen yerine suçu ortaya çıkaran kişiyi cezalandırmak. Bu kez de öyle olmamasını umarak konuya girmek istiyorum.

İclal N., İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’nde çalışan bir memurdu. (Hamile çocukların polise bildirimi zorunlu olduğu halde) 115 hamile çocuğun polise bildirilmediğini fark etti. Önce tutanak tuttu (15 yaşın altındaki hamileliklerde rıza aranmaksızın çocuğun cinsel istismarı kapsamında olduğu belirtilen 12 Haziran 2017 tarihli tutanak, Sosyal Hizmet Uzmanı Ş.İ.N. ve Psikolog I.Ö. tarafından imza altına alınmış.), sonra başhekimliğe başvurdu ancak işlem yapılmadı, dilekçe verdi, dilekçesine cevap alamadı, sözlü olarak bilgi istediğinde de durum değişmedi. İclal N., pes etmedi ve konuyu savcılığa bildirdi, ifadesi alındı.

“Savcılık, sorumlu başhekim yardımcısı Dr. A. A. ve Sosyal Hizmet Uzmanı N.D. için soruşturma izni istedi. İstanbul Valiliği, 4 Aralık 2017 tarihli yazısıyla iki görevli hakkında soruşturma izni vermedi. Valilik yazısında, adli görevin ihmal edilmediği, görevi kötüye kullanma suçunun oluşmadığı belirtildi.”

İclal N. ihbar sürecini şöyle açıklıyor:

“Tespiti tutanak altına alarak başhekim yardımcısı A.A.’ya bildirdim. Tutanak tarihi 12 Haziran 2017. Ancak bu tutanak ile ilgili bir işlem yapılmadı. En son, dilekçe ile başvuruda bulundum. 15 gün içinde dilekçeye yanıt verilmesi gerekirken yine yanıt gelmedi. 29 Eylül günü başhekim yardımcısı A.A.’nın odasına giderek sözlü olarak da dilekçenin akıbetini sordum. Bu görüşmeden 3 gün sonra görev yerim değişti. Sonra avukatımla da konuşarak konuyu savcılığa bildirmeye karar verdim. Elimdeki listeler, tutanakları diğer evraklarla birlikte savcılığa başvurduk. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ihbar dilekçemden sonra, 3 Ekim günü ifademi de aldı.” “Bizim görevimiz, çocuk yaştaki hamile çocuklar ile ilgili durumu bir üst yazı ile polise bildirmek. Eğer acil bir vaka varsa, çocuğu önce hastanede koruma altına alırız. Direkt ilgili polis birimine haber verilir.”

İclal N., 115 hamile çocuğu ortaya çıkardıktan sonra hastanede dışlanmış: “Bugün bu 115 çocuk ile ilgili derdimi anlatmak için çalmadığım kapı kalmadı hastane içinde. Üstelik dışlanan ben oldum.

Başhekim Yardımcısı A.A.’nın savunmasında;

Herhangi bir ihmal söz konusu değildir. Hakkımda açılan bu davanın FETÖ terör örgütünün şahsıma düzenlediği bir kumpas olduğunu düşünüyorum. Ben suçsuzum.

dedi. A.A’dan sonra savunmasını yapan Sosyal Hizmet Uzmanı N.D. ise, söz konusu tarihlerde İclal N.’nin görevli olduğunu iddia etti ve bir suç varsa İclal N.’nin suçlu olacağını söyledi.

Dava sonunda Başhekim Yardımcısı A.A.’nın ve Sosyal Hizmet Uzmanı N.D.’nin yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı. Ayrıca iki sanık, istemezlerse duruşmalara gelmeyecekler. Ancak İclal N., mahkemeye “zorla” getirilecek.

Birkaç gün önce, Eylül ve Leyla’nın cansız bedenlerinin bulunduğunu öğrendik (maalesef), hemen ardından da “tecavüzcülere idam ! “ sesleri yankılanmaya başladı yeniden…Çocuk yaştaki hamileliklerin sebebi genellikle cinsel istismar, (çoğu zaman bir tanıdık tarafından) tecavüz ancak 115 hamile çocuğu pek önemsemedi ülkemiz, bu size de ikiyüzlülük gibi gelmiyor mu ! Saldırının hamilelikle sonuçlanması, tecavüzü daha katlanılabilir ve masum mu kılıyor…Sanırım tecavüzler, ülkemizin kanayan yarası olmaya devam edecek, cinsel istismar davaları, pek ince elenip sık dokunan davalardan değil çünkü, üstelik tarafların gerekçeleri ve “güç”leri, alınan kararda çok belirleyici oluyor…

Yukarıdaki konu hakkında da aklıma takılan birkaç nokta var:

1) İclal N. suçlu olsa, neden kendini ısrarla ihbar etsin.

2)  “115 hamile çocuğu bildirme” sinden sonra İclal N.’in görev yeri neden 2 kez değiştirildi !

3) Zaman zaman KHKlıların, “suçlarını örtbas etmek için sürecin işleyişini sulandırmaya çalıştıkları” iddia ediliyor, bu davanın hukuki sonucunun ne olacağını bilemiyoruz ama şöyle bir gerçek de var: Son 2 yılda gördüğümüz bazı dava örnekleri, “somut delillerle savunma yapılamadığında, hep bu gerekçe mi sunuluyor?” sorusunu akıllara getirmeye başladı, çünkü herkes biliyor ki bu soruşturmalar/suçlamalar ülkemizde tartışmaya kapalı, en azından şimdilik.

Adaletin somut delillere dayandığı ve bağımsız olduğu günleri görmek dileğiyle.

Zeynep Sırdaş

KAYNAK YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

  1. http://www.cumhuriyet.com.tr/amp/haber/turkiye/1015945/Bashekim_yardimcisi___115_hamile_cocuk__davasinda_sucu_FETO_ye_atti.html?__twitter_impression=true
  2. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/turkiyeyi-sarsacak-utanc-listesi-40712654
  3. http://www.diken.com.tr/hamile-cocuk-skandalini-ortaya-cikaran-memur-calmadigim-kapi-kalmadi-dislandim/
Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 6 Temmuz 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın