Eğitimci Kıyımı

Eğitimci Kıyımı

Yeniasya gazetesinden Cevher İlhan, yazısında milli eğitimin genel görünümünü değerlendirdi. İlhan, yıllardır eğitim politikalarındaki değişkenlik, plansızlık, keyfiyet ve adaletsizliklerin gelinen noktada sistemi tıkadığını ve çözümsüz bir noktaya sürüklendiğini yazdı. Özellikle OHAL KHK’ları ile binlerce eğitimci ve akademisyenin işlerinden ihraç edilmelerinin sorunu daha da vahim hale getirdiğini belirtti. Yazıdan çarpıcı başlıklar şöyledir:

Maddî problemlerin yanı sıra fırsat eşitsizliği ve üniversite mezunlarının işsizliği benzeri ciddî sorunlar dururken, her yeni bakanla her şeyin silbaştan değiştirilip alt üst edildiği kargaşada Millî Eğitim’in sorunları daha da ağırlaşıyor.

Ancak bu süreçte, en evvel yüzlerce deneyimli yetişmiş eğitimci – yönetici ve akademisyenin Kanun Hükmünde Kararnâmelerle (KHK) havuza atılıp harcanması Millî Eğitimi felç etti.

***

Vakıa şu ki öncelikle 25 Ağustos 2004 MGK kararı gereği Millî Eğitim’e uygulanması için gönderilen geri bildirimli “eylem plânları”yla, MİT’in 15 Ocak 2014’te bütün teşkilâta tamim ettiği “paralel devlet yapılanması (PDY)” paravanında “bütün cemaatlerin ve dinî yapıların yurtiçi/yurtdışı faaliyetlerinin birinci derecede hedef önceliğinde -terör örgütlerinden de öncelikli olarak izlenip fişlenmesi, tâkiplerin yapılması, devlet kurumlarına girmiş cemaat mensuplarının tesbiti ve bildirilmesi” direktifiyle Millî Eğitim’de de tasfiye furyası başlatıldı.

Millî Eğitim merkez teşkilâtında müsteşar hâriç, bütün eğitimci bürokrat ve başarılı idâreciler görevlerinden alındı; yaklaşık 850 yönetici “danışman” ve “uzman” olarak havuza alındı, idâre mahkemesine gidip haklarını geri almalarının da önü kapatıldı.

Peşinden 81 ilin millî eğitim müdürleri ve yardımcıları ile ilçe millî eğitim müdürleri ve yardımcılarının yanı sıra bütün okul müdürleri ve yardımcılarının dört yıllık görevlendirme ile yeniden atanmaları valilere bırakılarak 39 bin deneyimli yönetici ve eğitimcinin havuza atılmasıyla Millî Eğitim’in taşra teşkilâtı da kıyıma uğratıldı.

***

Ancak asıl kıyım, 455 bin öğretmenin yıllardır atanmayı beklediği ve hâlen birçok okulda öğretmensizlikten yıl boyu dersler boş geçerken 100 bini aşkın öğretmen açığının bulunduğu vartada, otuz binden fazla yetişmiş öğretmen ve eğitimcinin 15 Temmuz sonrası bu kez OHAL KHK’larıyla sorgusuz-sualsiz yargısız mesleklerinden ihrâcıyla oldu.

Özetle, demokrasiyi katleden 12 Eylül darbesi ile 28 Şubat “postmodern darbesi”nde yapılamayan kıyım yapıldı. OHAL KHK’larıyla Millî Eğitimin içi boşaltıldı.

Bunun içindir ki, öncelikle, âcilen kıyıma uğrayan deneyimli eğitimcilerin hizmetlerinin başına geçmesi sağlanarak Millî Eğitim’deki bu kanamanın durdurulması; eğitimcilerle, hür ve demokratik ortamda geniş mercilerle istişare edilerek müfredattan sınavlara topyekun sistemin ıslahı, eğitimde köklü çözümlerin bulunması gerekiyor.

Aksi halde günübirlik değişikliklerle, tepeden tâlimatlarla Millî Eğitim’in hiçbir meselesi çözülemez, çözümsüzlük karmaşasında durum daha da sarpa sarar…

Yazının tamamı için tıklayınız.

Kaynak: Yeniasya

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 21 Eylül 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın