Hain İlan Etmek Bu Kadar Kolay Mı?

yorumsuz
4.185
Hain İlan Etmek Bu Kadar Kolay Mı?

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, TBMM’de Olağanüstü Hal ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili konuşmasında “KHK’lerle ihraç edilmek, ölüme mahkum edilmekle eş değer” diyerek tepkisini sert bir şekilde dile getirmiş ve OHAL Komisyonunun işlevsizliği hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunmuştur.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Olağanüstü Hal ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili konuştu. Sert bir konuşma yapan Hürriyet şu ifadeleri kullandı: “Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname üzerinde söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminin ardından Hükûmet, 20 Temmuz 2016 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na dayanarak, yetkilerini kullanarak üç ay süreyle olağanüstü hâl ilan etti ve darbe girişiminin ardından 21 Temmuz 2016’da ilan edilen olağanüstü hâl geçtiğimiz haftalarda 6’ncı kez uzatıldı. Sözde iki ayda bütün işlemler, bütün temizlik bitirilecekti ama ne yazık ki 6’ncı kez, bir kere daha OHAL uzatılmış oldu. OHAL, OHAL olalı hiç bu kadar uzatılmamıştı değerli arkadaşlar. Zaten bu gidişle OHAL’in bir kez daha uzatılması değil, OHAL’in bitmesi daha olağanüstü olacak bize göre..Erdal İnönü 1990 yılında ‘Olağanüstü hâl, olağanüstü hukuksuzlukların kanun hükmüne bağlanmasıdır.’ demişti. Aradan yirmi sekiz yıl geçti ve geldiğimiz nokta işte, aynen budur. Olağanüstü hukuksuzluklar ne yazık ki OHAL sopası kullanılarak kanun hükmünde kararnamelere bağlanır hâle geldi. OHAL döneminde yayınlanan kanun hükmünde kararnameler yoluyla toplam 116.250 kamu görevlisi hakkında bir daha kamu görevinde yer almamak üzere ihraç kararı verildi. İhraç edilenlerin sadece yüzde 1,69’u hakkındaki ihraç kararı kaldırıldı. Bu dönemde bir telefonla yapılan ihbarla veya geçmişteki bir selamlaşmayla insanlar ‘FETÖ’cü’ damgası yiyerek yıllardır görev yaptıkları kamu kurumlarından uzaklaştırıldı ve 50 bini aşkın insan tutuklandı. Sadece bir ihbarla, somut delil olmadan üç beş söze göre insanlara ‘vatan haini’ damgası vuruldu..

OHAL KHK’leriyle genişletilen terör örgütü üyeliği tanımı yüzünden ihraç edilenlerin isimleri resmî kayıtlarda işaretlendi, KHK’lerle ihraç edilenler özel sektör tarafından da istihdam edilemedi.. OHAL süresinde intihar eden mağdur sayısı 50’yi aştı. Kaymakam, savcı, doktor, öğretmen, asker, polis, işçi, öğrenci tüm sevdiklerini geride bırakıp düzene isyan ederek intihar etti.

AİHM’ye tam 12.600 dosyayla başvuruldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuruların yoğunluğu ve hacmi karşısında Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği tarafından bir çözüm sunuldu, mağdur insanların başvurabilecekleri bir OHAL Komisyonu kurulması tavsiye edildi. Hem mağdurların AİHM yolunu kapamak hem de toplumun gazını almak için OHAL İnceleme Komisyonu’nun oluşturulması 23 Ocak 2017 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan 685 sayılı KHK’yle hüküm altına alındı..OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna bugüne kadar yüz binlerce insan müracaatta bulundu ama Komisyon başvuruları 17 Temmuz 2017’de yani 15 Temmuz darbe girişiminden bir sene sonra kabul etmeye başladı. Mağduriyetlerin giderilmesi için boşa geçirilen onlarca ay demek bu.Kararlar yayınlanmıyor.Komisyonun çalışma süresinin sadece iki yıl olması Komisyonun ne kadar işlevsiz olacağının da işaretiydi.. Ancak ne var ki bu süreçte oluşturulan OHAL Komisyonu maalesef, Venedik Komisyonunun tavsiyelerine uygun olarak kurulmadı, AİHM’in önünü de kapatmış oldu. Cumhuriyet Halk Partisi olarak OHAL’de Yeter Forumu’nun sonuç bildirgesinde de sözünü etmiştik, demiştik ki: AİHM’in içtihatlarında değerlendirme kriterleri bellidir. Bu kriterlere göre inceleme yapılıp yapılmadığı bildirilmelidir. Verilen kararlar acilen açıklanmalıdır, Komisyonun önünde savunma hakkı tanınmalıdır..

Komisyonun başvuruları kabul etme tarihini ve Komisyonun başvuruları değerlendirme hızını göz önüne alırsak önümüzdeki yirmi altı yılda bütün dosyalar tamamen incelenebilmiş olacak. Yani yirmi altı yol sonra, ancak ve ancak, bu Komisyon eliyle belki adalet sağlanmış olacak..Ülkemizde ‘adalet’, ‘hak’, ‘hukuk’ kavramları hiç bu kadar, hiç bu kadar yerlerde sürüklenmemişti.

İlk KHK’den bu yana insanlar FETÖ’cü olarak, vatan haini olarak ilan edildi; gazetelerde çarşaf çarşaf, boy boy fotoğrafları koyuldu, terörist damgası vuruldu, toplum tarafından dışlandı, insanların yüzlerine bakamaz oldular. Haklarında ihraçlarını gerektirecek bir kesin hüküm yokken ihraç edilen 100 bini aşkın kamu görevlisi tam anlamıyla açlığa terk edildi. Bu durum sadece kendilerini değil, bakıma muhtaç ailelerini de etkiledi. Tüm bu yapılanlar alenen toplumun gözü önünde yapıldı ancak toplum, bu insanları, sürekli değiştirilen gündem nedeniyle fark edemedi.

KHK’yle ihraç edilmek, Türkiye gibi demokrasisi çeşitli algılara yenik düşen, insan hakları yerlerde sürünen ülkelerde cehenneme atılmak gibi bir şey ne yazık ki. Yani KHK’yle ihraç edilmek ölüme mahkûm edilmekle eş değer. Şimdi buradan soruyoruz: KHK’yle ihraç edilmek basit veya önemsiz bir şey mi ki iade işlemleri OHAL Komisyonu tarafından bu kadar gizli kapaklı şekilde yapılıyor, kararları dahi açıklanmıyor ve yayınlanmıyor?

Anlattığım bu şartlar altında OHAL Komisyonunun gerçek adaleti sağlayacağına inanmıyoruz.OHAL Komisyonu daha çok ‘oyalama komisyonu’ olarak akıllarda kalacak bize göre. İnsanların AİHM’e gitme yolunu tıkayan, toplum nezdinde ‘Bakın, adaleti sağlayacağız, kimse mağdur olmayacak.’ algısı yaratmaya çalışılan bir komisyon olarak hafızalarımızda kalacak ve dahası, daha incelenmesi gereken yüz bin dosya varkenBaşbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın ‘FETÖ’nün mağdur ettiği vatandaşlarımızdan mağduriyeti devam eden kimse yoktur’ demeçlerinin gerçeği yansıttığını düşünmüyoruz.

OHAL kanunsuzlukların zor kullanılarak resmileştirilmesi yanlıştır. İş dünyasından sivil topluma, emekçilerden iş verenlere, medyadan eğitim kurumlarına, cezaevlerinden yargıya, sağlıktan siyasete hayatın her alanı geniş bir kuşatma altındadır.. Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama ve denetleme yetkisi tekrar teslim edilmeli, gasbedilen milletvekili hakları iade edilmelidir. Bizler vatandaşı temsil etmek üzere seçildik değerli arkadaşlar, yetkilerimiz olmazsa seçilmemizin de pek bir anlamı kalmıyor

Konuşmanın tamamını videodan izleyebilirsiniz.

Haberin devamı için tıklayınız

Kaynak: Kocaeli Barış Gazetesi

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 1 Şubat 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın