Hak İhlalleri Dosyası 6 – Eğitim Hakkı

yorumsuz
1.060
Hak İhlalleri Dosyası 6 – Eğitim Hakkı

Eğitim… Ülkemizi yıllardır makus talihine bırakan derin bir yara. Eğitim eksikliği nedeniyle muasır medeniyetlere(!) verdiğimiz onlarca beyin göçünün sebebi… Anayasamızda Eğitim ve Öğrenim kavramları bir hak olmaktan ziyade ödev olarak da düzenlenmiştir. Yani eğitimli olmak, sürekli öğrenmek ve öğrendiği sağlıklı bilgileri diğer insanlara ulaştırmak insanımız için bir hak olmakla birlikte bir görevdir de aynı zamanda. Çünkü dünya ülkeleri muvazenesinde söz sahibi olabilmek için güçlü olmak gerekir. Bu güç de, gerek hukuki, gerek diplomatik, gerek askeri, gerek siyasi, gerek istihbari ve gerekse sağlık alanlarında donanımlı bireyler yetiştirilerek sağlanır. Birey, yani insan yetiştirmek ise ancak eğitimle mümkün olur. Milli değerlerine bağlı, kaliteli ve etkili bir eğitim almak ve bu eğitimi vermek hem hak hem yükümlülüktür.

Anayasanın 42 nci maddesinde düzenlenen bu hak ve yükümlülük, yazı dizimizin konusu olarak sadece OHAL zamanlarında değil normal zamanlarda da üzerinde hususiyetle durulması gereken bir konudur. Şüphesiz ki OHAL sürecinde diğer haklar gibi eğitim hakkı da ihlal edilmiştir. Her ne kadar diğer hakların ihlali derecesi bakımından nispeten hafif görünse de bu hakkın ihlali, uzun vadede zararlarını en az diğer haklar kadar muhakkak gösterecektir. Bahse konu maddenin ilk fıkrası hükmü aslında her şeyi açıklıyor; “KİMSE EĞİTİM HAKKINDAN YOKSUN BIRAKILAMAZ!” Dili, dini, ırkı ne olursa olsun herkes eğitim hakkından yararlanmaya sahiptir. Kaldı ki uluslar arası kurumların kararlarında tutukluların bile eğitim hakkına atıfta bulunulmuş, suçlu bile olsalar insanların eğitimine önem verilmiştir. Bu durumu günümüzde platformumuzun üyesi olan kitleye endekslersek, KHK’lar bir şekilde muhatap olmuş büyük bir kitlenin eğitim hakkı ihlal edilmektedir. Buna kimi zaman, KHK ile okulları kapatıldığından mütevellit okullarından atılan ve başka bir eğitim kurumuna yerleştirilmeyen öğrencileri örnek gösterebileceğimiz gibi, kamu görevinden ihraç olduğu için üniversiteye kayıt yaptıramayacakları üniversite yönetmeliğiyle belirtilen kimseleri gösterebiliriz.

AİHM, tutukluların bile eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağını muhtelif kararlarında belirtmiştir. Bu kararlar çerçevesinde yapılan değerlendirmeyi sizlere aktarıyorum:

AİHM, hükümlülerin bir mahkeme tarafından verilen cezanın infazına karşılık gelen süre, tutukluların ise yasal tutukluluk süresi boyunca tam zamanlı bir eğitime devam edemeyeceği gerçeğinin, onların Ek 1 nolu Protokolün 2. maddesi anlamında eğitim hakkından yararlanamayacakları şeklinde yorumlanamayacağını belirtmiştir.

Ayrıca eğitim ve öğrenim hakkı, 1982 Anayasasının 42. maddesinde, sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler bölümünde düzenlenmiştir. 1982 Anayasasının 42. maddesinin 1 inci fıkrası “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” hükmünü içermektedir. Bu hükümle hiçbir ayrıma tabi tutulmadan, herkesin eşit eğitim hakkına sahip olmasının gerektiği belirtilmiştir. Bir başka ifadeyle, eğitimin temel bir insan hakkı olması nedeniyle devletin herkese bu hakkı sunması ve bu hakkı kullanmak isteyen insanlara da devletin engel çıkartmaması gerektiği sonucu çıkmaktadır. Çünkü bu hak anayasal, sosyal bir hak olduğundan devlete karşı ileri sürülebilecek bir temel haktır.

Tutuklu ve hükümlülerin eğitimi konusu, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve bu kanun çerçevesinde çıkarılmış genelgeler ve diğer düzenleyici işlemlerle düzenlenmiştir. Kanunlarda Öğrenim Hakkı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ‘’Eğitim Programları’’ başlıklı 75. maddesinde ‘’(1) Ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içinde hükümlüye, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak programlar uygulanır. (2) Hükümlünün yaş, ceza süresi ve yeteneklerine öncelik verilerek ekonomik ve kültür durumuna uygun biçimde düzenlenen eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psikososyal hizmet konularını kapsar.’’, ‘’Öğretimden Yararlanma’’ başlıklı 76. maddesinde ise ‘’Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.’’ denilmektedir. Ayrıca Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından Çocuk Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri Hakkında Genelge” ile “Genç Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirme İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında Genelge” adlarını taşıyan iki de genelge yayınlanmış ve tutuklu ve hükümlülerin eğitim ve öğrenim bu genelgelerle ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 27.07.2007 tarih ve 12 sayılı ‘’Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler’’ konulu genelgesinin birinci bölümünde de ‘’Anayasanın 42. maddesine göre kimse, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Bu anayasal hak hiç şüphe yok ki kurum yaşantısının gerektirdiği doğal sınırlamalar dışında tutuklu ve hükümlüler için de geçerlidir.’’ hükmü yer almakta olup bu genelgede de hükümlü ve tutukluların eğitim kurumları ile ilgili kayıt ve diğer işlemlerinin nasıl olacağı da belirtilir.

Bu çerçevede eğitim kavramının gerek Anayasada gerekse diğer normlarda hak olmasının yanında ödev ve sorumluluk olarak düzenlendiğini görüyoruz. Zaten ülkemizde zorunlu eğitimin mevcut olması da bu hususun yansımasıdır. Bu süreçte bile eğitim hak ve sorumluluğundan ödün vermemek, her daim gerek maddi gerekse manevi olarak kendimizi eğitmek temennisiyle..

Fatih Alkan
Hukukçu

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 4 Ekim 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın