Maaşsız 17 Ay

yorumsuz
8.728
Maaşsız 17 Ay

15 Şubat 1999…Stajdayım, kalabalığın arasında koşturuyorum, saatlerdir devam eden uğultu birdenbire kesiliyor, herkesin aynı yöne baktığını görüyorum ve ben de bakıyorum. Daha önce dikkatimi çekmemişti, girişteki duvarda bir televizyon varmış. PKK’nın kurucularından Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişini gösteren video yayınlanıyor, Öcalan’ın ilk görüntüleri. Kolları bağlanmış, gözleri bantlanmış, savunmasız ve işbirlikçi görünüyor. Sanki okulları yaktıran, PKK’ye katılmak istemeyen çocukları kurşuna dizdiren, hamile kadınları ve bebekleri vurduran, asker ve polisimizi şehit etmekle övünen, birlik ve bütünlüğümüzü bozmaya çalışan başka biriymiş…

Bir süre sonra bantlar çıkarılıyor, askerler ve Öcalan konuşmaya başlıyor. “Rahat mısınız?”, “sağlık sorununuz var mı ?”, “Bir isteğiniz var mı, çekinmeyin, siz bizim misafirimizsiniz?” gibi sorular soruluyor. O da Türkiye’yi, Türk insanını sevdiğini, fayda sağlayabileceği bir şey olursa, elinden geleni yapacağını söylüyor tekrar tekrar…Öcalan, sonraki yıllarını İmralı’da geçiriyor. Birçok hükümet değişiyor, zaman zaman hükümetin arabuluculuk yapması için Öcalan’la görüştüğünü duyuyoruz. On binlerce gencimizin yaşamına mal olan, yüz binlercesinin hayatına engelli olarak devam etmesine sebep olan örgüt başı Öcalan’ın idamı söz konusu değil. Türkiye’de idam cezası 3 Ağustos 2002’de kaldırıldı. Gerçi kaldırma kararına kadar geçen 2,5 yıllık süreçte Öcalan’ın idamına dair bir çaba da olmamıştı…Öcalan, cezaevine kondu ve sağlıklı olarak yaşamına devam edebilmesi için her şey yapılıyor…

Ağustos 2016, Denizli…Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, 15 Temmuz sonrası düzenlenen demokrasi nöbetinde konuşma yapıyor…Zeybekçi: “Bunları öyle deliklere tıkacağız ki, öyle deliklerde cezasını çekecekler ki, bunlar bir daha o Allah’ın güneşini nefes aldıkça görmeyecekler. Güneş yüzü görmeyecekler. Bir daha insan sesi duymayacaklar. ‘Gebertin bizi’ diye yalvaracaklar. İdamdan da beter olurlar.  Bunların topunu idam etseniz de yüreğim soğumaz…”diyor. Zeybekçi, çok zor şartlarda eğitim görmüş biri, okumak için salyangoz, keklik, tavşan, mantar vs. satarmış.  Okumak için son şans olan devlet parasız yatılının ne kadar kıymetli olduğunu biliyor. Bu okulları da kazanamazsanız hiçbir imkânınız kalmıyor…

10 Aralık 2017…Çektiğim paranın benim için önemi çok büyük, karmakarışık duygularım, ihraç edildikten sonraki ilk maaşımı çekiyorum, ihraç olmadan önceki maaşımdan çok daha azsa da “sağlık olsun” deyip seviniyorum…Tam 17 ay geçti, bu süre zarfından iş bulamadım, sorgusuz sualsiz vurulan “vatan haini” damgası, işimi, hayatımı elimden almıştı…

Yol boyunca düşünüyorum…T.C Devleti, 30-35 yıldır PKK’yı çökertmeye çalışıyor, bu yıllar boyunca yakalanan veya teslim olan çok sayıda eli kanlı terörist oldu, ne Öcalan, ne bu teröristler, ne de PKK’yı destekleyenler açlığa mahkûm edildi. Maddi ve manevi olarak, PKK’yı desteklediği “açıkça bilinen” vatandaşlar da işini kaybetmedi, dışlanmadı. Zeybekçi, “‘Gebertin bizi’ diye yalvaracaklar”,  “Bunların topunu idam etseniz de yüreğim soğumaz…”demedi onlar için.

Zeybekçi ki; zor şartlarda okumanın, devlete sevginin de ötesinde minnet duymanın ne demek olduğunu biliyordu. İhraç edilenlerin veya tutuklananların çoğu, dar veya orta gelirli aile çocuğu, devlet okulundan mezun olanların sayısı fazla. Bir gecede, genellikle “asılsız ihbarla”, somut delil olmaksızın, gerekçeye dair açıklama yapılmadan “vatan haini” ilan edildiler, işten çıkarıldılar, emekleri, eğitimleri, saygınlıkları çöpe atıldı. Devletin gözden çıkardıkları; güçlükle okuyan, emeği dışında hiçbir güvencesi olmayan, “dayı zırhı”na, zenginliğe, güce sahip olmayanlar mı yoksa…Yasal bir sendikaya üye olmak, hükümetin faizsiz kredi çekilmesi için teşvik ettiği bankadan kredi çekmek mi suçları ? Ya hükümetin basına “kriter” olarak duyurduğu şartların hiçbirini taşımayıp ihraç edilenler, tutuklananlar….İş arkadaşı, komşusu veya akrabası “Kuşkulanıyorum” diyen kişiler, kan döktüğü ayan beyan belli olanlardan daha fazla suçlanıyor bu memlekette…Sizi bilmem ama ben ülkemde kendimi güvende hissetmiyorum, adaletin şemsiyesi sadece siyasetçilere yakın olanları koruyor haksızlık yağmurundan…“Bağımsız adalet”li günler…

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 10 Aralık 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın