OHAL’de Savunma Hakkı Gaspları

yorumsuz
1.287
OHAL’de Savunma Hakkı Gaspları

CHP’li vekiller Şenal Sarıhan ve Serdal Kuyucuoğlu, OHAL’de avukatların yaşadıkları hak gaspları ve beraberinde gelen savunma hakkı gasplarıyla ilgili TBMM’de basın açıklaması yaptı.

CHP İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan ve CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu Meclis’te düzenledikleri basın açıklamasında avukatların durumuna dikkat çekti.

1488 Avukat Kötü Muameleye Maruz Kaldı
OHAL sürecinde kapatılan ÇHD Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz ve Genel Merkez Yöneticisi Rıza Karaman’ın da katıldığı basın toplantısında OHAL süresince 1488 avukatın zulme varan kötü muameleye maruz kaldığına, 572 avukatın tutuklandığına ve 79 avukatın ise hapis cezasına mahkum olduğuna dikkat çekildi.

Sarıhan, OHAL ile birlikte BM tarafından kabul edilen Havana Kuralları’nın uygulamaz hale geldiğinin altını çizerek “BM kurallarınca avukatların; hiçbir baskı, tehdit, engelleme ile karşılaşmadan görevlerini yapabilmeleri hükümetlerce garanti altına alınmalıdır. Ne var ki OHAL sürecinde Türkiye’de giderek artan insan hakları ve hukuk ihlalleri ile avukatlar görevlerini yapamaz hale getirildiler” dedi.

ÇHD Genel Başkanı Kozağaçlı ve Türkmen Hala Tecritte
Esas olarak, içinden geçtiğimiz süreçte müvekkillerinin yaşadığı hak gasplarını önlemek ve adil yargılanmalarını sağlamak için mücadele eden avukatların, kendilerinin yoğun hak gaspına maruz kaldıklarını ve savunma hakkından mahrum bırakıldıklarını belirten Sarıhan, “ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı tutuklandığı günden bu yana yaklaşık 3 aydır tecritte, Yaprak Türkmen için de aynı durum geçerli, avukat Engin Gökoğlu’nun cezaevinde gördüğü şiddet sonucu kolu kırıldı” dedi.

CHP’li vekiller açıklamalarını iktidarı OHAL sürecini sonlandırmaya, yargı mercilerini ise haksız tutuklamalara son vermeye ve hukukun demokratikleşmesini sağlamaya çağırarak sonlandırdı.

Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

Yeni Türkiye’nin olağan rejimi haline gelen OHAL’de adil yargılama ve savunma hakkı gaspları avukatlık mesleğini ciddi bir şekilde tehdit ediyor.

BM tarafından kabul edilen Havana Kuralları gereğince avukatların; hiçbir baskı, tehdit, engelleme ile karşılaşmadan görevlerini yapabilmeleri hükümetlerce garanti altına alınmalıdır. Ne var ki OHAL sürecinde Türkiye’de giderek artan insan hakları ve hukuk ihlalleri ile avukatlar görevlerini yapamaz hale getirildiler.

Uluslararası Barolar Birliği’nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı rapor, OHAL’de avukatların durumunun vehametini ortaya koydu. Rapora göre, OHAL süresince 1488 avukat zulme varan kötü muameleye maruz kalırken, 572 avukat tutuklandı. 79 avukat ise hapis cezasına mahkum oldu.

Son olarak, sivillere cezasızlık getiren düzenleme ile oldukça tartışma yaratan 696 sayılı KHK’da gölgede kalan bir diğer düzenleme ile savunmaya getirilen “OHAL Ayarı” ise yargılamaların bundan sonra alacağı hale ilişkin önemli ipuçları içeriyor. KHK’nin 98’inci maddesiyle yapılan yeni düzenleme ile istinaf mahkemelerinin adil yargılanma açısından en önemli bozma gerekçesi olarak öne çıkan savunma hakkının kısıtlanması ve hükmün gerekçe içermemesi bozma nedeni olmaktan çıkarıldı.
Yaşadığımız sürecin pratik yansımasına baktığımızda ise;
676 Sayılı KHK ile Çağdaş Hukukçular Derneği kapatıldı.

ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı tutuklandı ve tutuklandığı günden bugüne tecritte tıpkı avukat Yaprak Türkmen gibi aylardır tek başına bir hücrede tutuluyor.

Nuriye ve Semih’in çok sayıda avukatı tutuklandı. Bu insanların tutuklanması ile sadece Nuriye ve Semih değil, 16 yaşında öldürülen Berkin Elvan, evinde vurulan Dilek Doğan, Gezi Direnişi’nde yaşamını yitiren Hasan Ferit Gedik gibi insanların da savunma hakkı engellenmiş oldu. Oysa Havana Kuralları herkesin etkili bir biçimde savunma hakkına sahip olduğunu güvence altına alır.

Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi 14. Maddesi; herkesin yeterli ve kendi seçtiği avukat tarafından hukuki yardıma gereksinimi olduğunu hüküm altına alır. Avukatlar müvekkilleri ile özdeşleştirilemezler ayrıca görevleri nedeniyle yaptıkları yazılı ve sözlü açıklamalar nedeniyle de soruşturulamazlar.

Ne var ki bugün OHAL’in neden olduğu karanlık ortamda avukatlar salt yaptıkları görev nedeniyle gözaltına alındılar ve tutuklandılar. Ve bu süreçte, daha önce cezaevinde müvekkillerinin yaşadığı hak ihlalleri ve kötü muameleyi önlemek için mücadele eden avukatlar, şimdi kötü muameleye maruz kalıyorlar. Örneğin, Avukat Engin Gökoğlu’nun uğradığı darp sonucu kolu kırıldı. Günlerce tecritte bırakıldılar Bugün avukatlık görevini yapamadıkları gibi kendileri de mağdur durumdalar. Hemen hepsi ÇHD’li olan bu avukatların örgütleri de kapatıldı. Hem bireylerin, hem savunucularının adalete ihtiyacı olduğu günlerdeyiz. Hukuk da gerçek anlamda hukuksuzluğa dönüşmüş durumda. Tam da demokrasi ve adalet mücadeleleri nedeniyle Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu’yu andığımız bugünlerde savunma hakkının açık ihlali ile karşı karşıya kalışımız hepimize acı verdiği kadar bir de görev yüklüyor. Hukuksuzluğa karşı mücadele edeceğiz. Savunma örgütlerimizi koruyacağız. Bu hakkın korunması için uluslararası kuruluşlarla dayanışacağız. Nitekim iki gün önce Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi kış oturumunda Avukatların Savunma Hakkının Korunmasına İlişkin Rapor oy birliği ile kabul edildi. Bu raporda ÇHD’li avukatların uğradıkları hukuk dışı uygulamalar da yer alıyor.
Hukukun demokratikleşmesi ve haksız tutuklanan savunmanların bir an önce özgürlüğüne kavuşturulması için yargı mercilerini göreve davet ediyoruz.

Yazının tamamı için tıklayınız.

Kaynak: Sendika.org

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 31 Ocak 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın