Ohalle Yaşam

yorumsuz
1.076
Ohalle Yaşam

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen ve en son 17 Temmuz 2017′ de meclis kararıyla 19 Ekim 2017′ ye kadar 4. kez uzatılan Ohal’in son demlerini yaşıyoruz.

Temennimiz de, gereken de; OHAL’ in 5. kez uzatılmamasıdır.

Ohal kapsamında “delilsiz ve mesnetsiz” 150 Bin kamu görevlisi işinden edildi, 125 Bin kişi gözaltına alındı, 60 Bin’den fazlası ise tutuklandı. Ve maalesef ki bu tutukluların içinde “669 tane bebek” te var. Bilmem ilgilendirir mi “Yetkilileri (!)” ama yazdım işte!.

15 aylık bu dönemde; ekonomik, siyasi, yurt içi ve yurt dışı ilişkileri de dahil olmak üzere sayısız problemler ard arda sıralandı. Gündemler; alt yazılardan daha hızlı değişir hale geldi. Dünkü haberi bugün hatırlamak o kadar zor ki.. Biz genel bakalım.

Evvela insanlar; önünü göremez, plan yapamaz hale geldi. Her kesimden insanın ruh halini karamsarlık, olumsuzluklar kapladı. Pozitif bakış kalmadı. Nasıl kalsın ki? Ülke olarak maddi, manevi çöküş içindeyiz.

Türk Lirası; sadece Dolar ve Euro değil, tüm dünya ülkelerinin para birimleri karşısında aşırı değer kaybetti. Piyasalar altüst oldu. Bir çok esnaf kepenk kapattı. On binlerce özel sektör çalışanının işine son verilmek zorunda kalındı.

Yerli yatırımcılar ticari bağlantılarını durdurdu, üretim yapan şirketler dahi üretimini sınırlandırdı. Sermayesini TL’ de tutan yok, benim diyen yalan söyler!. Altın, döviz ya da gayrimenkulde beklemekteler. Gayrimenkul de ayrı dert!. Zaten inişli çıkışlı olan inşaat sektörü OHAL’le birlikte nalları dikmiş vaziyette. Her yer “Kaçmaz Bu Fırsat!. Satılık Son 3 Daire” afişleriyle dolu. Bu da ayrı bir pazarlama taktiği işte. :)) Müteaahit ne yapsın. Hiç daire satamıyor ki, iflas etmektense algı yaparak bir iki daire satma derdinde. Ama insanlar zorla kazandığı üç kuruş parasının üstüne OHAL rejiminde bir de kredi çekip ev mi alacak.. Alsa bile garantisi var mı ki iki gün sonra mal varlığına el konulmayacağının!..

Yabancı yatırımcı ise artık Türkiye’ye adım bile atmıyor. İstikrarı olmayan ekonomide yabancıyı cezbedecek ne olur ki? Türk bankalarındaki paralarını çektiler. Şirketlerle kurulan ticari kontaklar kesildi. Yabancı derken Katar’ı kastetmiyorum yanlış anlaşılmasın. Onlar bizim gariban, yoksul kardeşlerimiz (!)..

Zamlar, vergiler, cezalar, faturalar, yakıt giderleri; vatandaşın belini büktü. Bu halde bile, hangarlar uçak doluyken gidip ABD’ den 11 Milyar $’lık uçak alıp geldik. Bravo!..

Tam “ABD ile her zamankinden daha yakınız hamdolsun (!)” derken; bildiğiniz üzere ABD Konsolosluk çalışanının Ohal’in temel kapsamından dolayı tutuklanması üzerine ABD ile karşılıklı olarak vize restleşmesi yaşandı. Ve bu vize yasağı, domino etkisiyle Avrupa Ülkeleri’ ne de sıçrayacağa benziyor. Ne demek bu? Dört bir yandan ülkenin kapılarının kapatılarak kendi haline bırakılması, diğer ülkelerce ülkemize ekonomik ve siyasi ambargolar uygulanması vb. demek. Kendi yağımızda kavrulur muyuz peki? Pirinci bile ithal ettiğimizi düşünerek cevaplayın bu soruyu lütfen..

Sözün özü OHAL; ülkeye uzatmaları oynatıyor -ki oyuncuların ne gücü kaldı ne sabrı-. Böyle devam ederse, bırakın “Yazar Kasa” atmayı, insanlar kendilerini atacak.

OHAL bitsin, 90+4′ te kazanan Demokrasi olsun, Cumhuriyet olsun, Adalet olsun, Türkiye olsun.

Yazı için Uyur Yazar‘a teşekkür ederiz..

 

 

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 13 Ekim 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın