Türk Halkının KHK ile İmtihanı – 4

1 yorum
4.869
Türk Halkının KHK ile İmtihanı – 4
            “İntihar girişiminde bulundu.”, “İntihar etti” sözünü, bazen çevremizden, bazen basından duyarız. Çok rahatsız edici bir konudur, içinde ölüm olan her şey gibi, bu yüzden derine inmeden konuyu değiştiririz, not bırakılmışsa, biraz daha burkulur içimiz, o kadar…Bu yazıyı yazmak, oldukça zor oldu, bir insanın geride bıraktığı not, son seslenişi, intihar nedeni, derinden yaralıyor insanı. Hele ki intihar eden, “vatan haini” damgasıyla yaşamaya tahammül edemediği için intihar etmişse…
                15 Temmuz 2016, açığa alma, ihraç etme ve tutukluluk kıyımının başlangıç tarihi. FETÖ kapsamında açığa alınan, ihraç edilen çoğu kişinin savunması alınmamıştı, idare görüşü, “terörist” olarak afişe edilmeleri için yeterli gerekçe olmuştu. Ama hepsi “suçlu” muamelesi gördü, dışlandılar, iş bulmaları engellendi. Bankalar, hesaplarını bloke etti, kredi vermediler, arabalarına tedbir kondu vs…Ne hukukçular, ne basın, ne de halk, bunları umursamadı. Nasıl olsa adalete hasret olan, hakkında soruşturma yapılmadan “terörist” damgası yiyen “başkası”ydı !
            İntihar edenler, babaydı, anneydi, evlattı, kardeşti, eşti, nişanlıydı. Onlar, umutları, gelecekleri, hayalleri olan insanlardı…Onlar (her Türk vatandaşı gibi),  kendilerini, hukuk karşısında, adilce savunabilmeyi hak ediyordu. Halk, açığa alınan, ihraç edilen, tutuklanan birini gördüğünde (eğer çok nefret dolu değilse), “Suçsuzsan döndürürler canım, ne olacak, suçluları bulmasınlar mı…” gibi cümleler kuruyor. Suçluların bulunmasını herkesten çok iftiraya uğrayanlar istiyor, en çok sıkıntıyı onlar çekiyor, sorun şu ki; günümüz Türkiye’sinde “herkes” adalete ulaşamıyor, ulaşanlar için de adil yargılanma mümkün değil. Diğer yandan, cinayet eşleyen kişi aklanabilir ama vatana ihanet damgası yiyen kişi, göreve iade edilse de, iade-i itibar olsa da izi kalır. Ağır gelen, intihara sebep olan, vatanınızı sevdiğiniz halde “vatan haini” damgası yemektir. Açığa alındıktan sonra görevine dönenler, bu nedenle intihar ediyor, o ağırlığı yaşamayan anlayamaz…Açığa almayı “oyuna çevirenler”, insanların hayatıyla, saygınlığıyla, geleceğiyle oynuyor…
 
                 İntiharların 15’i evde, 7’si cezaevinde, 1’i nezarette, 1’i yurtta, 8’i çalıştığı kurumda, 5’i dışarıda gerçekleşti. İntihar edenlerden 17’si polis, 4’ü asker, 4’ü öğretmen, 2’si infaz koruma memuru, 1’i rehberlik uzmanı, 1’i kaymakam, 1’i cami imamı, 1’i savcı, 1’i mühendis, 2’si öğrenci, 1’i doktor ve 1’i diş hekimi, 1’i ev hanımı.
              CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, OHAL sürecinde yaşanan intiharları görmezden gelmeyen isimlerden, ‘OHAL Sürecinde Gerçekleşen İntiharlar’ başlıklı bir rapor hazırladı. Ben de bu rapordan yola çıkarak intihar edenler hakkında notlar derledim:

1) Ergülü Yıldız, 47 yaşında bir öğretmendi. Gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Öğretmenler Günü’nde, evinde kendini asarak intihar etti.

2) Mutlu Çil, polisti, açığa alındıktan sonra kaymakamlık binasına giderek tabancasıyla intihar etti.
3) Muhammet Mertoğlu, polisti. 15 Temmuz’da direnmişti, ardından Emniyet Müdürü olarak atandı. Odası aranmak istenince, “Benden de mi şüpheleniyorsunuz” diyerek tabancası ile intihar etti.
4) Halil Gök, 3 çocuk babası bir polisti. Açığa alındığını öğrendiği 21 Temmuz günü, tabancası ile intihar etti.
5) Ahmet Beşli, 39 yaşında bir polisti. 10 Ağustos günü makamında gözaltına alınmak istenirken tabancasını teslim etmedi ve kafasına ateş ederek intihar etti.
6) Emrah Oğuz, 32 yaşında bir polis memuruydu. Açığa alındığını öğrenince, 3 Ekim’de, tabancasıyla intihar etti.
7) Adem Tıraş, 1 çocuk babası, 26 yaşında bir polisti. Açığa alındı, 4 Ekim’de intihar etti.
8) Hakkı Topal, 42 yaşında,  2 çocuk babası ve 19 yıllık polisti. Açığa alındığını öğrenince ormana giderek kendini astı.
Kızı: “Ben babamı istiyorum. Bana babamı geri verin, benim babam suçsuzdu”
Eşi : “Bizi bitirdiniz, eşimin hiçbir suçu yoktu”
9) Levent Önder, yarbaydı. Siirt Valiliğinin açıklamasına göre, darbe girişimine engel olamadığını düşünerek intihar etti.
10) İsmail Çakmak, yarbaydı. Silivri Cezaevinde merdiven boşluğunda kendini çarşafla asarak intihar etti. Tutuklandığında verdiği ifadeden: “Suçlamaları asla kabul etmiyorum. ’Olay var, müdahale edin’ dediler. Niyetlerini öğrenince geri döndük. Serbest bırakılmak istiyorum.”
11) Önder Irmak, 39 yaşında bir astsubaydı. Darbe girişimi sonrası tutuklanarak Eskişehir Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Nezarethane yanındaki tuvalette bulunan kimyasal temizlik malzemesini içerek intihar etti.
 
12) Ömer Çubuklu, infaz koruma memuruydu, FETÖ operasyonu kapsamında tutuklandı. Odada eşofman ve ayakkabı bağcığı ile intihar etti.
 
13) Enver Şentürk, 31 yaşında bir infaz koruma memuruydu. Evliydi ve 1 çocuk babasıydı. FETÖ soruşturması kapsamında açığa alındı, gece geç saatlerde apartmanın merdiven boşluğunda kendini asarak intihar etti.
 
14) Mustafa Güneyler, 50 yaşında, elektrik elektronik dersi veren bir öğretmendi. FETÖ soruşturması çerçevesinde ihraç edildi, bir nota vasiyetini yazdıktan sonra tüp gazı açarak evinde intihar etti.
15) Ali Derebaşı, 42 yaşında, evli ve 3 çocuk babası bir rehberlik uzmanıydı. Eşi FETÖ soruşturması kapsamında açığa alındıktan sonra müdür yardımcısının odasında kendini asarak intihar etti.
16) Mehmet Karadoğan, 37 yaşında, evli ve 2 çocuk babası bir öğretmendi. Açığa alındığı için intihar etti. Karadoğan’ın cebinden ailesine ithafen yazılmış “Beni affedin, doğru olan yol buydu” yazılı bir kağıt bulundu.
17) Behçet Emdi, 43 yaşında, evli ve 2 çocuk babası bir öğretmendi. Hem eşi hem kendi ihraç edildi. Gözaltında olduğu sırada, cezaevinin koğuş tuvaletinde kendini ayakkabı bağcığı ile asarak intihar etti.
18) Necmi Akman, kaymakamdı, 17 Temmuz’da görevden alındı. 20 Temmuz’da konutunu koruyan polis memurunun belindeki tabancayı alarak intihar etti. “…Bir iftira ile karşı karşıyayım. Sonuçta aklanacağım belki ama izi kalacak ve ben o izle yaşayamam.”
19) Hasan Taştan, 53 yaşında bir cami imamıydı. Hakkari’de öğretmen olan oğlu FETÖ üyeliği suçlaması ile tutuklandıktan sonra, evin kapısına kendini asarak intihar etti.
20) Seyfettin Yiğit, 47 yaşında, 4 çocuğu olan bir cumhuriyet savcısıydı. FETÖ operasyonu kapsamında tutuklandı, cezaevi tuvaletinde iple kendini asarak intihar etti.
Kızı: “Kendisinin şehitlik mertebesine yükseldiğine inanıyorum. Bu intihar değil cinayettir. Kendisi bunu yapacak bir insan değil”

“Bağımsız adaletin” olduğu bir Türkiye’de yaşamak dileğiyle…

 

OHAL ve KHK intiharlarıyla ilgili sonraki yazıyı, bağlantıdan okuyabilirsiniz.

Türk Halkının KHK ile İmtihanı – 5

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 29 Haziran 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Türk Halkının KHK ile İmtihanı – 4 (1 Yorum)

  1. Toplumsal travmanın sonucu intihara sürüklenen Canlarımız Canımızdan bir can koparcasına bizi bizden etmiyor mesul tutulmama adına içimiz titremiyorsa vakayı adiyeden görürüz
    Rabbimizden iradesi dışında intihara itilen sürüklenen Canların bağışlanacağını ümid ederiz