Tutuklular Güvende Mi ?

yorumsuz
2.423
Tutuklular Güvende Mi ?

Yer: Trabzon Bahçecik Cezaevi

Anne Adı (28): Yağmur Balcı

Çocuk (11 Aylık) : Emrullah Selim Balcı

    Yağmur Balcı, öğretmendi. Kasım 2016’da, FETÖ kapsamında tutuklandı. 3 aylık bebeğiyle cezaevine konuldu. Ailesiyle en son 7 Temmuz 2017’de görüştü, 14 Temmuz’da koğuşta olmadığı (!) söylendi. Aile, Yağmur Balcı ve küçük Emrullah’ın nerede olduğunu öğrenmek için cezaevine başvuru yaptı ancak Adalet Bakanlığı’ndan gelen bir yazı olduğu, güvenlik nedeniyle bilgi verilemeyeceği cevabını aldılar. Farklı ile nakledilebileceklerini düşünüp Ordu, Rize ve Giresun Cezaevlerini araştırdılar ama cevaplar yine olumsuzdu. Anne ve çocuk için endişelenen aile, yetkililerden bilgi alamayacağını anlayınca sosyal medyada sesini duyurmaya çalıştı ve bugün, 17 Temmuz 2017’de, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun çabalarıyla, Yağmur Balcı’nın ve bebeğin Sincan Kadın Cezaevine nakledildiğini öğrendiler.

 

Yağmur Balcı’yı örnek göstererek cezaevlerindeki duruma göz atalım.

 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanununun 16’ya 4. Maddesi: “Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır.” Bu kanunun 116. Maddesi: Bu durum, “tutuklular hakkında da uygulanır.’’
Yağmur Balcı tutuklandığında bebeği  3 aylıktı. Böyle bir tutuklama, hem hukuk dışıdır, hem insanlık dışıdır. 15 Temmuz 2016’dan bu yana pek çok hukuk dışı uygulama gördük, cezaevlerinden sürekli işkence haberleri alıyoruz. Özellikle fiziksel ve psikolojik işkence, itirafa ve ihbara zorlamak amacıyla kullanılıyor. Kadınların taciz edilmesi, farklı ile nakletme, az veya çamurlu su verilmesi vs.
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Temmuz 2016’da basına yaptığı açıklamada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 15’inci maddesi çerçevesinde sözleşme askıya alındığını söylemişti.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 15. maddesi:
Olağanüstü hallerde yükümlülükleri askıya alma 1. Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla, bu Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.
Bu maddeyle ilgili olarak Evrensel Gazetesine açıklama yapan Sezgin Tanrıkulu‏: “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 15. madde kapsamında askıda olması demek, işkence yasağı gibi bir hakka dokunmak anlamına gelmez. Sözleşme askıya alınsa bile, işkenceyi meşru kılmaz. İşkence her koşulda yasaktır. Hükümet özellikle buna özen göstermemektedir.” dedi.

Son aylarda, KHK ile ihraç edilen kişilerden kaçırılanlar oldu. Aileler, kendi çabalarıyla kaçırılma sırasındaki kamera görüntülerini buldu, medyaya ve emniyete verdiler, ancak bir gelişme olmadı, emniyetin bu kişileri aramada gönülsüz (!) olduğu görülüyor. 1 Nisan 2017’de kaybolan Felsefe Öğretmeni Önder Asan (41), 42 gün sonra emniyete bırakılmıştı. Bu süreçte bir yerde tutulduğunu ve işkence gördüğünü açıklamıştı. Bazı ailelere, FETÖ kapsamında tutuklanan yakınlarının nerede olduğu hakkında bilgi verilmediğini duyuyoruz. KHK ile ihraç edilenler, tutuklananlar, neden kayboluyor, nerede tutuluyor, kim tutuyor, ailelere neden bilgi verilmiyor, emniyet neden açıklama yapmıyor ? Önder Asan, ailesi ve Sezgin Tanrıkulu, bu kadar uğraşmasaydı, salıverilecek miydi acaba…

15 Temmuz 2016’dan bu yana, ihraç olanlar ve FETÖ kapsamında tutuklananlar, sadece bağımsız adaletin peşinde koşmuyorlar, aynı zamanda hayatta kalmaya ve sağlıklarını korumaya çalışıyorlar…Yüz binler ihraç oldu, on binler tutuklandı, eğer bir tehlike varsa, hepsi için var. İnsanların, adı FETÖ’yle herhangi bir şekilde ilişkilendirilen herkese nefretle baktığını, işkence ve öldürme içerikli sözler söylediğini biliyoruz. OHAL’de de olsak, FETÖ kapsamında da tutuklansalar, devletin sorumluluğu, tüm vatandaşlarını korumaktır.  13 Şubat 1999’da tutuklanan PKK terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan, en yüksek güvenlik önlemleriyle korunuyor, konforu sağlanıyor ve tüm hukuki haklarından yararlanıyor. Ama şu anda açığa alınan, ihraç edilen veya tutuklanan insanlar, toplum ve devlet nezdinde “insan” olarak görülmüyor (!). İnsan haklarından yararlanamıyorlar ve adalete ulaşmaları engelleniyor. Bütün bunlar, bağımsız adalet tarafından suçları dahi ispatlanmamış insanları tehlikeye atmaktadır ve hukuk devleti anlayışına gölge düşürmektedir…

 Bağımsız adaletli günler.
 Zeynep Sırdaş
Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 17 Temmuz 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın