Tutuklularla İletişime Engel Mi Olunuyor ?

Tutuklularla İletişime Engel Mi Olunuyor ?

Son 2 yıldır karşılaştığımız, akıl almaz cezaevi tuhaflıklarına (!) bir yenisi daha eklendi; Kocaeli Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, “vekil olduğu için” cezaevini ziyaret edemedi/edemiyor…

Konuyla ilgili açıklama yapan Gergerlioğluİnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği’nin (MAZLUMDER) eski Genel Başkanıydı. Sözlerinin bir kısmını size aktarmak istiyorum:

“Taleplerimizi bakanlığa sözlü olarak da ilettim. Adalet Bakan Yardımcılarına da söyledim. Ben milletin vekili olarak ziyaret etmek istiyorum. Ama vekillere Adalet Bakanı izni isteniyor. Normalde başsavcı izni yeterli oluyor. Bir kez Kocaeli’nde Başsavcı ziyaret için gerekli izin belgesini imzaladı. Ancak ziyarete giderken yolda arayıp “Yanlış yapmışız siz ziyaret edemezsiniz. Adalet Bakanlığına başvurun” dediler. Normal bir insan olsam cezaevine gireceğim ama vekil olduğum için bana bloke var. İnanılmaz bir şey. Cezaevleriyle ilgili 2 ayda 127 dilekçe, 56 soru önergesi vermiş bir kişinin ziyaret etmesi lazım.”

 “İki ay öncesinin rakamlarını vereyim. 220 bin kapasiteli cezaevlerinde 246 bin kişi var. Bu sayı bugün daha yüksek. Çok büyük mağduriyet var. Yerlerde, aynı yatakta 3 kişi yatanlar var. Adil yargılanmama sorunu, uzun tutukluluk ve çok ağır mahkumiyet kararları var.”

“Yasa çok açık. Hamile kadınlar ve bebekleri altı aylık olana kadar annelerin tutukluluğunun ertelenmesi gerek. Bu yasaya aykırı tutuklama kararı veren hakim ve savcıları HSYK’ya da şikayet ettim. 15 bini geçen bir imza kampanyası başlattık. Ancak halen tutuklama kararı verip uyguluyorlar. Yine cezaevinde 702 çocuk var…İsteğimiz sadece yasanın uygulanması.”

 “Ben doktorum. Raporları inceliyorum. İçeride asla kalmaması gereken hastalar var. 3-4. evre kanser hastaları var. Ne yazık ki Adli Tıp rapor alma süreçleri “bugün git yarın gel” şeklinde işliyor. Yürek sızlatan örnekler var. Ama çok atıl bir mekanizma nedeniyle süreç uzatılıyor.”

  • Bu kadar çok işkence iddiasının olduğu,
  • Gözaltında/cezaevlerinde şüpheli ölümlerin meydana geldiği,
  • Avukat-tutuklu görüşmelerinde gizliliğin olmadığı,
  • Bazı cezaevlerinde tutukluların/mahkûmların yerde yattığı ülkede,

……………..

insanlar derdini, kendilerini temsil etmeleri için Meclis’e gönderdikleri kişilere değilse kime anlatacaklar, sorunlarını nasıl iletecekler…Cezaevlerindeki “insan”ların, hukuki ve insani hakları yok mu…Bu ziyaret engeli neden…700’den fazla bebek/çocuk, anneleriyle birlikte cezaevinde kalıyor…Doğumunu hastanede değil, cezaevinde yapan tutuklu var…“Ceza infazının ertelenmesi” hakkını kullanamayan onlarca hamile var…Haklarının savunulmasını hak etmiyorlar mı…

Özgür olan herkes, tutuklu/mahkûm adayıdır, tıpkı şimdi sağlıklı olan herkesin, engelli adayı olması gibi…Kaldı ki, serbest dolaşabilmemiz, tutuklu/mahkûm yakını olmamamız sorunları, haksızlıkları görmezden gelmemizi gerektirmiyor…Geçen zaman geri gelmez, özellikle son 2 yıldır yaşanan uzun tutukluluklar, ceza gibi…1-1,5 yılda, bir iddianame nasıl hazırlanamaz, anlamak mümkün değil…

Bu şartlarda, adalete, hukukçulara, yargıya güvenmemiz nasıl bekleniyor ! Adalet, “kol kırılır, yen içinde kalır” mantığına mı emanet, yaşanan sorunlar cezaevinde mi kalmalı…Hayır, artık yanlışlarla yüzleşilmeli ve düzeltmeler yapılmalı, Türkiye bunu hak ediyor. Yeni cezaevleri inşa etmek, sadece cezaevlerindeki kapasite sorununu çözecektir. Daha kapsamlı değişikliklere ihtiyaç var, kanunların, insan haklarının daha çok dikkate alınması gibi.

 “Bağımsız adalet”li günler.

Zeynep Sırdaş

KAYNAK YAZI İÇİN TIKLAYINIZ

https://www.gazeteduvar.com.tr/politika/2018/09/15/milletvekili-oldugum-icin-cezaevine-giremiyorum/

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 16 Eylül 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın